
Son yıllarda hastalar arasında çok sık duyduğumuz bir cümle var:“Hocam Alman/İsviçre implant olsun, en iyisi oymuş.”Aslında bu yaklaşım doğru bir yaklaşım değil. Çünkü implant kalitesini belirleyen şey üretildiği ülke değil, markanın bilimsel geçmişi ve uzun dönem başarısıdır.
Bunu basit bir örnekle açıklamak çok daha kolay.
Hepimiz biliyoruz:
İkisi de “Alman malı”dır fakat:
Yani:
“Alman malı olan her ürün aynı kalitededir” diyemeyiz.
Kaliteyi belirleyen şey:
Bu nedenle ülke etiketi tek başına doğru bir kalite göstergesi değildir.
İmplantta da durum tamamen aynıdır:
Bir implantın kalitesini belirleyen kriterler şunlardır:
Yıllarca kullanılan implant markaları kendini ispatlamıştır.
Dünya çapında kullanılan markalar daha güvenilirdir.
Gerçek kullanıcı deneyimi bilimsel çalışmalardan daha güçlü bir veridir.
10–20 yıllık başarı oranları yüksek olan implantlar tercih edilmelidir.
Gelecekte revizyon gerektiğinde parçaya ulaşmak çok önemlidir.
Markanın arkasındaki mühendislik ve destek ekibi implant ömrünü etkiler.Kısacası:
“Nerede üretildi?” değil, “Bu marka kendini kanıtladı mı?” sorusu önemlidir.
Biz implant tercih ederken:
markaları tercih ediyoruz.Sizin için baktığımız şey implantın kutusundaki ülke değil;
bu implantın önümüzdeki 10–20 yılda ağzınızda nasıl davranacağıdır.
Nasıl ki araba alırken:
İmplantta da aynı mantık geçerlidir:
Önemli olan Alman olması değil, markanın kendini kanıtlamış olmasıdır.
Uzun vadede sağlığınızı koruyacak olan şey
ülke etiketi değil,
bilimsel olarak başarı göstermiş implant markasıdır.