
Diş eti çekilmesi, hastaların hem estetik olarak hem de hassasiyet yönünden en çok şikâyet ettiği durumlardan biridir.
Peki bu sorun kendi kendine geri döner mi? Yoksa mutlaka müdahale mi gerekir?
Hadi gerçekleri, elimizdeki tedavi seçeneklerini ve hasta beklentilerinin ne kadar karşılanabildiğini net bir şekilde anlatalım.

Diş etinin, normalde kapladığı bölgeden yukarı/aşağı doğru çekilmesi ve kök yüzeyinin açığa çıkmasıdır.
En önemli iki sonucu:
Çekilme başladığında, çoğu hastada süreç yavaş yavaş ilerler.
Kısa ve net cevap:
Hayır — gerçek anlamda geri dönüş (yeni doku oluşumu) olmaz.
Yani çekilen diş eti, "kendiliğinden" eski seviyesine dönmez.
Ancak önemli bir ayrım var:
🟢 İLERLEYİŞİ DURDURULABİLİR ancak;
🔴 Herhangi bir müdahale yapılmazsa KENDİLİĞİNDEN GERİ DÖNMEZ

Diş eti çekilmesi şu durumlarda mutlaka tedavi gerektirir:
Erken dönemde müdahale edilirse kaybın ilerlemesi durdurulur.
Burada bilgi çok önemli. Çünkü bazı çekilmeler "cerrahi tedaviyle" düzeltilebilir.
Bu durumlarda yumuşak doku grefti, koroner pozisyonlu flep gibi işlemlerle diş eti tekrar yükseltilebilir.
Bu hastalarda yapılan tedavide asıl amaç: ilerlemeyi durdurmak + hassasiyeti azaltmak + dişleri korumaktır.
(Yumuşak fırça + agresif olmayan teknik)
Periodontal problemler çekilmeyi hızlandırır.
Aşırı sert fırçalama, piercing, yanlış yapılmış dolgu/kaplama kenarları.
Bruksizm, kemik ve diş eti üzerinde travma oluşturabilir.
Yılda en az 2 kez muayene.
Bunlar çekilmeyi belki tersine çevirmez ama ilerlemesini durdurur.
Bu işlemler uygun hastalarda oldukça başarılıdır.
Diş eti çekilmesi erken fark edildiğinde genellikle cerrahi gerektirmez.
Ama ilerlediğinde:
O yüzden verilecek en doğru mesaj:
“Diş eti çekilmeleri müdahale edilmediği takdirde kendi kendine düzelmez, ama erken dönemde ilerlemesi durdurulabilir ve bazı durumlarda cerrahiyle tamamen düzeltilebilir.”
Diş eti çekilmesi ciddi ama kontrol edilebilir bir durumdur.
Ne kadar erken teşhis edilirse, o kadar başarılı sonuç alınır.
Kendi kendine iyileşmesini beklemek yerine bir muayene ile durumun seviyesini belirlemek en doğru yaklaşımdır.